27 Ağustos 2013 Salı

Bir travestinin yaşamı ve anıları

Haber Başlığı


İzmit kent merkezinde oturan ama aslen Elazığ`lı olan ve hayatını Buse adında bir travesti olarak sürdüren bir insanın başından geçen bazı olayları toplumun bilinçlenmesi için paylaşmak istedik. Buse`nin bize anlattıkları, toplumumuzun bu konu da yetersiz bir bilgi birikimine ve çok sert bir önyargıya sahip olduğunu ortaya koydu.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Turizm Otelcilik mezunu genç bir delikanlı iken cinsel tercihlerinin kendisini nasıl farklı bir yola ya da yöne götürdüğünü dile getiren Buse, bundan kimseyi sorumlu tutmuyor. Ancak bir kaç yıl mesleğini yapabildiğini fakat cinsel tercihi nedeniyle sebepsiz yere işten atıldığını ve aslında yaşadıklarının Mobing (işyerinde taciz) olduğunu mahkeme de ispatlaması sonrası kazandığı tazminat ile birikimlerini birleştirerek İzmit`ten bir ev satın aldığını anlattı.
Homoseksüeller sokağa itiliyor…
Toplumun homoseksüellik konusunda fazla bilgisi olmadığını ve çok kesin önyargılara takılıp kaldığını düşünen Buse, “Bakın bu toplum bizleri içlerinde yaşatmamayı kafasına koymuş ve bizim en azından hayatta kalmamız için gereken parayı bir işte çalışarak kazanmamıza da engel oluyorlar. Böylece homoseksüeller sokağa ve fahişelik yapmaya itiliyorlar. Hem bizi istemiyorlar ama aynı toplumun ferdi olan bazı hemcinslerimiz ise bizimle birlikte olmaktan çekinmiyorlar. Ve bunun için bize yüklü paralar ödedikleri gibi aşık ta olabiliyorlar. Bu durumda bizi bekleyen acı son, ne yazık ki sokaklarda fahişelik yapmak oluyor” şeklinde çok kesin açıklamalar dile getirdi.
Buse, “Bize karşılar ama Osmanlı`da bile vardık”


Her ülkenin kanayan bir yarası gibi görüldüklerini ama aslında Osmanlı zamanında bile var olduklarını üstüne basa basa belirten Buse, “Bizi yok sayamazlar” diyor. Tabii ki böyle olmayı kendisinin istemediğini fakat içindeki dürtülere göre hareket ettiğini açıklayan Buse, “Ben çocukken evcilik oynardım. Beni hemşire yaparlardı. Anlayın nasıl bir erkek çocuktum. Bu durumda ilk gençlik yıllarımda kendimi tanımaya başlarken, benliğimin değişik olduğunu fark ettim. Kızlarla kız kıza eğlenip, erkeklere ilgi duyuyordum. Bu durum daha sonraki dönemlerde daha fazla su yüzüne çıktı. Askerliği mi de yaptım. Ama çok uzun süreli olmadı. Tard (Uzaklaştırma) edildim. Erkek görünümümün altında bir kadın yattığını anlar anlamaz yaşantım da buna göre yeniden şekillendi. Ama bazı erkeklerde bu durumdan sonuna kadar yararlanmayı bildiler” dedi.
Avrupa`da kimsenin bizlerin cinsel tercihi ilgilenmediğini biliyorum
“Bakın medeni ve gelişmiş toplumlarda kimsenin bizler gibi yaşamak durumunda olan kişilerin cinsel tercihleri ile ilgilenmediklerini biliyorum” şeklinde Avrupa”yı örnek gösteren Buse, “Sadece geri kalmış toplumlarda homoseksüellerin itilip kakıldığını ama Hindistan, bazı arap ülkeleri, bazı Afrika ülkeleri gibi ülkelerde genelevlerde çalışanların fahişelerin yarısına yakını hemcinslerimden oluşmaktadır. Hem bizleri istemiyorlar hem de ayrı toplumun erkekleri dizlerimizin dibinden ayrılmıyorlar. Bu durumda ikircikli davranmayı seçiyorlar. Bizler varız ve var olmaya da devam edeceğiz. Bakın bizler aslında saldırgan insanlar değiliz. Çoğumuzun barışçıl karakterleri var. Ama bize saldıran, soyan, paralarımızı çalan, tecavüz eden insanlar var. Bunlar sizin aranızda yaşıyor. Bizim aramızda değiller ve zaten barınamazlar. İşte sokakta çalışan travestiler ve fahişelik yapan homoseksüeller ve travestiler kendilerini korumak için bazen aşırıya kaçsa da saldırgan tavırlar sergileyebiliyorlar. Bunun için kimse bizi suçlamasın lütfen. Bizler kadın fahişeler gibi toplumun emniyet sübaplarıyız. Biz kadın ve erkek fahişeler olmasak toplumdaki cinsel suç oranları tavan yapardı. Hiç düşünebiliyor musunuz? Çocuklarınıza, kızlarınıza, evlatlarınıza ya da torunlarınıza tecavüz eden birileri çıkmayacak mı sanıyorsunuz? O zaman ne yapardınız? Kimi bulup kimi öldürmeyi düşünürdünüz? Ama bizler sokak ortasında vurulabiliyor ya da bıçaklanabiliyoruz. Birde üstüne üstlük bize bu işleri zorla yaptıran ve paralarımızı elimizden alan hemcinslerime ne demeli. O paralarla çocuklarını okutan, anası ölünce mevlid okutanlar bile çıkıyor. İşte ben böyle bir toplumda travestiyim diyebilecek cesarete sahip biriyim. Evim var ve evimde fahişelik yapıyor ve topluma zarar vermiyorum. Kimseleri kırmıyor, kimselerin ah`ını almıyorum. Kimsenin parasını elinden zorla almıyor ve kimsenin günahını da almıyorum. Yeri geliyor Ramazan Ayı`nda oruç tutup, Kurban`da kurban kesip fitre ve sadakalarımı dağıtıyorum ve ihtiyaç sahiplerine de gıda bile dağıtıyorum. Bütün bunları kim biliyor da beni suçlayabiliyor? Bende sizler gibi insanım ve insanca yaşamak istiyorum. Kendimi kadın olarak görüp sessiz sedasız yaşayıp, sessiz sedasız ölmek istiyorum. Benim günahlarım beni ilgilendirir. Benden başka hiç kimse benim günahlarımı çekmeyecek ya da sevaplarımı Allah`tan başka kimseler bilmeyecek. Bizi kendimizle baş başa bırakın ve aslında herkes önce kendi yaşantısını düzeltsin. Biz düzeltme sıralamasının belki de en sonlarındayız” şeklinde konuştu.

10 Ağustos 2013 Cumartesi

istanbul travestisi

istanbul travestileri dünyanın en yüksek ayakta ve zengin insanların bazıları tarafından doluyuz. Siz değerli eskort biriyle bakışları ve çene açılan yapabilirsiniz.  istanbul travesti gösteriş için harika bir şehir, bu nedenle istanbul travestiler ile bugün mükemmel bir kadın kitap ve bir gün için üst% 1 gibi yaşamak neden.

Ucuz istanbul travestileri
Ucuz istanbul travesti sizi aldatmasına izin vermeyin, bizim kızlar High Class, sofistike ve gerçektir. Sayfalarımızda içinde mükemmel kız karşılamak ve eğlence, heyecan ve tutku bir gece için bu gece yolda dışarı olabilir. Tüm yüksek travesti fiyatları olmadan, Yani şu anda Ucuz istanbul travesti olsun istanbul travestiler Seksi Bayanlar ile diğer kurumlar sorumlu 1 numaralı fiyat etiketi olmadan bu sayı 1 hizmet alacak. Yani bizim ekibi ile temasa ve mükemmel bir kadın bu gece buluşuyor.

23 Temmuz 2013 Salı

En Çok Travesti Nerede Var

Merhaba değerli okurlar bu makalemde şehir şehir her ildeki travestiler hakkında konuşacağım. Öncelik olarak travestilerin en yoğun bulunduğu şehir
olan istanbula göz atalım. İstanbulda yaşıyan bilir her sokak başı travesti her ıssız sokak travestidir. İnsanlar dışlıyarak bakarlar bir çoğuna
öldürecekler neredeyse ki öldürdükleride oldu çoğu zaman halbuki kimse bilemedi travestilerin ne zor şartlar altında yaşadıklarını nereden bilebilirdiki
böyle olacaklarını bunları hiç kimse düşünmez yargısız infaz yapmayı seven bir milletiz. İnsanları aşşağılamayı, rencide edici sözler kullanmayı
maalesef çoğumuz severiz, çoğunuz seversiniz. Onları topluma kazandırmak yerine neden dışlıyorsunuz? Neden ilerde kendi evladınızda o duruma düşme
ihtimalini göz önünde bulundurmuyosunuz? burda düşmek dedim sakın yanlış anlaşılmasın homofobi insanların ağzından konuşdum onlara göre "düşmek"
bize göre ise hayat şartları veya zevk veyahut sanane :) diyeceğim şudurki bu şekilde dışarlarda sex işciliği ile hayatlarını sürdürmeye çalışan
istanbul travestileri ni rahat bırakın.! Bunların yanı sıra sadece evde oturup telefon geldikce müşderi alanlarda var zira kelle koltukda değilmi
hepsi.. Evet bana göre travestilerin en çok yaşadığı 2. büyük şehir ise ankaradır ankara'da uzun dönem bulundum ve ankarayı bilende bilir ankara travestileri
istanbul travestileri gibi kartal, bakırköy, mecidiyeköyi, taksim vs vs. gibi ayrı ayrı semtlerde yaşamıyorlar. ankara travestileri birtek çankaya semtinde
fazladırlar.. ve hepside misafirberder bir yapıya sahipdirler diğer şehirdekilerde öyle elbet. İlk önce ankaradan kaçmaya çalışır herbiri 1-2 hafta
uzak kalınca ankaradan hemen özlerler ankaralarını :) ankara'da böyle bir şehir. Ama şuda bi gerçek tabiki istanbul gibi bir şehrin büyüsünü hiç
birşey bozamaz. Evet gelelim 3. büyük şehrimize güzeller cenneti izmire arkadaşlar bildiğimiz üzere izmirde ramazan ayının ilk haftası dora isimli
travesti arkadaşımız homofobiye kurban gitti. Bu ne saçmalıdır değilmi, bir insan canına nasıl kıyılabilir nasıl? arkadaşlar size bir gerçekden bahsetmek
isterimki bu homofobi (afedersiniz) şerefsizler, ramazan ayının ilk haftası dindar kesilirler müslüman olurlar ama 2. haftasına otur kendileriyle rakı iç
böyle bir şerefsizler ile aynı toprak üzerinde yaşamakdayız ne yazıkki. ee neymiş ramazan gelmiş, e kardeşim ramazan geldiyse hoşgelmiş başımız üstüne izmir travestileri
oruç tutan travestiler yokmu var hatta ankara travestileri bağzen kendi aralarında iftar yemeği bile düzenliyorlar.. Boşuna geçmemiş hadisde
"SENİN DİNİN SANA, BENİM DİNİM BANA" lafı. Sanane sen kendi dinini yaşa e cahil. Şimdi o gencecik arkadaşımız dorayı öldüren cahilin yaşı 19 veya 20
değdimi? onca senesi hepden hiç olucak yaşamı. Malum hiç kimse isminin bir travesti ile anılmasını istemez. Toplum şartları bunu göstermekde kendi
kendini yakdı beni veya bi başkasını değil dora arkadaşımıza allahdan rahmet sevdiklerine sabır diliyoruz.
Evet arkadaşlar bana 3 büyük il bunlardı ve haklarında bildiklerimi size elimden geldiğince anlattımı umuyorum birdahaki makalemde görüşmek dileğiyle
Teşekkürler.

21 Temmuz 2013 Pazar

travestileriz

Değerli okurlar bu yazıda ise travestiler hakkında birkaç düşüncemi ve görüşlerimi söyleyeceğim.

Öncelikle travesti olan kişiler fazla küfür,argo ve benzeri kelimelerde ön planlardadır.Yaygın oldukları bölgeler İstanbul,İzmir,Ankara gibi şehirlerdir.İsimleri ise istanbul travestileri ,ankaratravestileri, izmir travestileri olarak ayrılırlar.Yoğun oldukları şehir bence istanbul ile izmir dir.İzmir olmalarının sebebi ise bursaya yakınlar bursa çevresindede travestiler vardır , yaygın bir şekilde.Ruh halleri ise değişiktir bu travestilerin homofobi olanları vardır farklı tür olanları vardır.Fazla küfür eder ve fazla kavgacılardır travestiler.Kendilerine travesti denilmesini istemeyen çok kişi mevcuttur.Parklar ve çevrelerinde bulunabilirler.Sokaklarda ve ünlü yerlerdede oldukça yaygınlardır.Peki neden travesti kelimesinden hoşlanmazlar orası bilinmez fakat böyle bir durum ile karşı karşıya kalırsanız ordan hemen kaçmanız gerekiyor.Ceplerinde kesici aletler vardır.Ama en yaygın oldukları bölge travestilerin bursadır nedeni ise bir ara youtube'ye attıkları videolar ile travestileri ünlü yapmışlardır.Örnek "bursa motor"dur.İnternete yazdığımız zaman ulaşabileceğimiz bir video'dur.Peki sorucaksınız sadece bu bölgelerde mi mevcut bu travestiler? Hayır tabikide başka kısımlardada var örnek Antalya travestileri , Bodrum travestileri gibi yerler.İyi olan kısmıda vardır kötü oldukları kısmıda vardır.Bazıları ileri derece bazıları kötü derece travesti vardır.Travestilere laf atmak biraz korkutucudur neden az önce kavgacı bir tiplerdir demiştik hatırlarsanız.O yüzden bazı milletimiz korkarlar bu travestilerden ama kötü ve iyi kısımlarıda var diye bir ara laflar atılmıştı.Lafları ise biraz ağır abi tarzı kelimelerdir.Örnek vericek olursak " hiştt-alooo-sana-diyorum/eyvallah/koçum/adamın-hası-be" türlü cümleleri kullanmaktadırlar bu travestiler.Makyajları ise baya bir gariptir.Genellikle sigarayı çok kullanır ankara travestileri ve diğer kısımlar şarap,vodka ve benzeri alkol içeceklerinide kullanırlar.Kavga ettikleri daha çok rastlanır.Bursa travestileri mahalle ve caddeniz ağır abileri gibidirler olay ve mevzu olunca ilk onlar karışır ki orda toplanan milletler hemen korkup ordan uzaklaşabilsin.Genellikle gece takılan bir tayfadır travestiler

20 Temmuz 2013 Cumartesi

travestiler hakkında makale

Değerli okurlar bu yazıda ise travestiler hakkında birkaç düşüncemi ve görüşlerimi söyleyeceğim.



Bazı tür adamların sinirden travestileri öldürdüğü söyleniyordu bir aralar bunun nedeni küfür,laf söyleyişi olabilir.Nede olsa ağır abi tarzında kelimeler söylüyorlar ya o yüzdendir.Aslında iyi olanlarından bazıları fazla laf söylemezler ama travesti olarak yinede geçerler.Dediğim gibi iyi olanları ve kötü olanları vardır.Çoğunluğu cinsiyetleri erkek olmaktadır.Fransızca bir sözcükten türemiştir travesti kelimesi.Fransızcada "giysi,kıyafet" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur.Travestiler eşcinsel yada heteroseksüel olabilir.Travestilik bir cinsel yönelim olmamaktadır. Travesti olmadan önce yani ameliyat olmadan önce karşı cins kıyafetleri giyip prova yaparlar kendilerini alıştırmak için bir takım ön hazırlık yaparlar.Duygusallardır büyük bir çoğunluğu.Sürekli laf söyleyişinde bulunurlar erkekler ile sürekli küfür,argo ve benzeri kelime konuşurlar ve sonrasında hemen kavga olur.Kot pantolon normal bir üst kıyafetleri giyiniyorlar genellikle.Kendilerini bir kadın gibi hissediyorlar bazılarınız bilir bazılarınız bilmeyebilir öğrenmek suç değil öğrenmemek suçtur.Hiç bir travestiyi çalışırken gördünüzmü fazla görmemişsinizdir kendileri genellikle cinsel yol ile çalışmaktadırlar.Bir ara karete bildikleri yönünde bir haber çıkmıştı bu haber asılsız denilmişti.İnternette ise sadece İstanbul travestileri sadece karete biliyorlar oda kavga ettikleri için koyulan bir kuralmış. Ankara travestileri ve izmir travestileri biliyormu orayı tam olarak bizde bilemiyoruz ne yazık ki ama bilseler gerçekten dahada korkutucu bir olay olabilir.Diğer kesimlerdede bilenler çok az sayıda mevcut olabilir dediğim gibi tam olarak net bir bilgi yoktur.Kavgaları ile baya bir onları yükselticek bir iş olmuştur onlara karşı.Travestiler duygusal olabilir aslında sonuçta onlarda bir insan olup hayatlarını sürdürmektedirler.Travestilerin bazılarının et yemiyorlar diye bir bilgi vardı internette yani vejeteryan oldukları söyleniyor bu ise biraz kafa karıştırıcı yani travestiler katı kuralları mevcut gibi gözüküyor şu durumda , et neden yemedikleri konusunda bir bilgi bulunmamaktadır.Travestilerin diğer bir özelliği ise fazla akıllı olmalarıdır.Sürekli küfür üretebilirler.Bu yüzden kavgada iyi olabiliyorlar.

18 Temmuz 2013 Perşembe

hack


www.imhatimi.org

imhatimi.org Makalelerimize ara vermeden devam edelim. Bunun bilgi vereceğim konuları zorda olsa seçtim.
Başlayalım..
Hacker olacaksınız. İyi, hoş, güzel ama alanınız ne olacak ? İşte bunu bilmiyorlar. Bende bunun buna değineceğim.
Pc ( Bilgisayar ) Hack. Adı üstünde. Peki herhangi bir pc nasıl hacklenir ? Farklı yollar ile örnekler vereceğim. Öncelikle pc hack için olmazsa olmaz ip adresidir. Kurbanın ip adresini bulmamız gerekli. Msn’de konuştuğunuz birisi için bu kolaydır ama iş facebook’a ya da başka şeylere yöneldiğinde işin rengi biraz değişir. Diyelim ki ip adresini bulduk. Bazı forumları takip etmekteyim. Bu aşamaya kadar tamam ama devamı yok. Kurbanın ip adresini internet sitesi adresini yazdığımız bölüme yazıyoruz. Sanki normal bir internet sitesine giriyormuşuz gibi düşünün. İp adresi bizi modeme yönlendirecektir. Kurbanın modemi. Kullanıcı adı ve şifre isteyecektir. Türkiye’de genel itibari ile TTNet kullanılmakta. TTNet modemlerinin orjinal bilgisi ise şöyle :
Kullanıcı adı : admin
Şifre : ttnet
Bazen farklılık gösterdiği de oluyor.
Kullanıcı adı : admin
şifre : admin
gibi… Bu konunun detaylarına ve devamında ne yapılması gerektiğini de başka makalemde anlatacağım.
Aynı ağda olmayan pc’ye sızmanın diğer adı ‘uzak bağlantı’ diyebiliriz. İp adresi bulup uzak bağlantı nasıl yapılabilir. Bu yönde proğramlar mevcut. Kurban pc’ye bağlanmak için birkaç yol var. Açık port ise hackerler için en iyisi diyebiliriz. Açık port tararsınız ve işiniz kolay. Tabi buralara gelmek için çok fırın ekmek yemelisiniz.
Bir de aynı ağdaki pc’lere bağlanma konusuna gelelim. Bunun içinde ağdaki ip adresi yeterlidir.
192.168.1.xx gibi. Bu uzak bağlantıdan kolaydır. Metasploit adlı proğramı biliyorsanız herşey tamamdır :)
Gelelim Web Hack’e…
Genel itibari ile çoğu kişinin özendiği bölüm. Başlıca, internet siteleri hacklemek bu alanın konusudur. Tabi genişletebiliriz. İnternet siteleri nasıl hacklenir ? Diğer makalelerimde de bununla ilgili kısıtlı bilgiler mevcut. Acunetix öğrenin, scriptleri ve scriptlerin eklenti açıklarını takip edin. İlla ki hedef siteniz size gelecektir.
Bu konu çok derin ama derinlere inmeyeceğim. Sorunuz olursa MSN adresimden iletişime geçebilirsiniz.
Wi-Fi Hack
Wi-fi hack aslında çok zordur. Bu yönde proğramlar vardır ama bilgisiz insanların yapabileceğini sanmıyorum. Bunun için ise önerim BackTrack öğrenin. Çözerseniz wi-fi hack uzmanı da olabilirsiniz. Wi-fi mantığını da anlamalısınız. Tabi birde şifreleme türleri önemli. WEP, WEP2, WPA, WPA2 gibi. Bunlar da güvenlik konusunda oldukça etkilidir.
Nedir bu backtrack derseniz ? ( Açıklama Alıntıdır. )
Backtrack Nedir ?
Backtrack pentest çalışmaları yapmak için geliştirilmiş olan linux dağıtımı diyebiliriz. Bilişim güvenli uzmanları,sistem ve ag yöneticilerine yönelik olarak geliştirilmiştir.
Ne İçin Kullanılır ?
Bilgi toplama, Ag analizi, Zayıflık taraması, Raporlama, Adli Bilişim gibi işlemler için kullanılır.
Aslında basit olarak tanımlarsak ya da kısa olarak tanımlarsak, bu tanım doğrudur.
Bu olayların derinlerine sonraki makalelerimde ineceğim. Selametle… 


Not : Bilgiler Sadece Eğitim Amaçlıdır.

travestiler hakkında


Değerli okurlar bu yazımda sizlere türkiyedeki bütün travestiler hakkındaki hazırladığım düşüncelerimi ve görüşlerimi sunacağım teşekkürler..
Evet arkadaşlar size veya bir başkasına travestilerin hangi şehirde daha çok olduğunu soracak olursak vereceğiniz başlıca cevaplar ankara,
istanbul ve izmir doğrusuda bu zaten şehir nufusuna göre travesti sayısıda o şehirde artar örneğin şuanda en çok travesti istanbul’da ardından
ankara ve izmir gelir diğer şehirlerde travesti yokmu var, ancak bu şehirlerde travestiler daha çok. Benim ve diğer arkadaşların en çok üzüldüğü
olaylardan biriside travesti cinayetleri. Travesti cinayetleri gün geçdikce artmakda her geçen gün homofobiler çoğalmakda ancak bunun karşısında duran
çok nadir avukatlar, dernek üyeleri var.. Mesela çok değil bundan bi kaç ay önce İstanbul Beylikdüzünde saat gece 3:00 sularında bir travesti kurşunlanarak
öldürüldü.. Ankarada güzelliği dillere destan olmuş olan cindy çağla lakablı travesti ise bundan 2-3 sene önce webtasarımcısının bıçaklı saldırısına
uğruyarak yaşama veda etmişdi… ve yakın zamanımızda ise yaşanan bir olay izmir kuşadasında ikamet eden dora isimli travesti arkadaşımızda homofobiye
kurban gitti.. Bunlar sadece benim sayabildiklerim ve birde sayamadıklarım var tabiki onlarıda araşdırarak bulabilirsiniz. Yani artık birileri bu homofobiye
dur demeli kelle koltukda gezen bu insanlara nasıl olsa travesti deyip 3. sınıf insan gözüyle bakılmamalı sizlerin kalbi nasıl atıyorsa kan dolaşımınız nasılsa
travestilerde öyle onlarda birer insan değilmi ? Evet arkadaşlar makalemde ilk olarak yer vermek istediğim konu bu şekilde idi şimdi bir diğer konumunuza dönelim
Travestimi dedin?
TRAVESTİ Mİ? DEDİN
”Ne dedin sen kime dedin banamı dedin,sanırsam bana dedin.Diye başlıyor ilk alınganlıklar ve arkasından geliyor arka arkaya bak travesti.Oysa ki bilmiyosun bende
bir yürek taşıyorum.Neyse alınmıyorum üzülme arkadaş”.sözleriyle başlar hayatlar.Bir travesti en çok hangi şehirde hangi bölgede bu kadar çok maruz kalır bu sözlere.
Tabiki de ilk aklımıza galen istanbul travestileri ,ne kadar çok karşımıza çıkıyor. istanbul travesti denilince hemen hemen her yerde karşılıyoruz ve onları
görünce söylediğimiz sözlerin başında aa bak travesti.Neyseki istanbul travestiler daha sıcak kanlı bakıyor bu olaya artık metropol bir şehirde
yaşamanın verdiği bir alışkanlık olsa. Peki ya ankara travestiler deyince aklımızda ilk ankara travestileri nasıl tepki verir diye kaç soru geliyor.Ben acele
edip söyleyim ankara travesti denildiği gibi öyle hırçın değil gayet sıcak kanlı bi şekilde karşılıyolar.sonuçta hepimiz insanız neden böyle bir tepkiyle karşı
karşıya geliyoruz onuda bir türlü anlamıyorum.Belkide insanlar ilk defa bir travesti gördükleri için bu kadar tepki veriyolar sanırsam heyecanlanıyolar.
Ya o izmir travestileri yokmu ah o izmir travestiler dedirtiyor bizlere.izmir travesti egenin güzelleri yolda yürürken bir kadın edasında yürüyorlar ne mutlu o
nlara.Gerçi İzmir halkı alışmış gayet normal karşılıyorlar,tabi arkadaşlarımızıda bunun tadını çıkarıyolar her yerde karşımıza çıkıyolar laf atılmış veya
atılmamış onların umrunda bile değil.Şimdi kıskanmamak elde değil hadi bakalım travesti arkadaşlarımız İzmir’in kıymetini bilin. Şimdi şehir şehir travestiler
saymaya başladık ama bu arada dikkat ettimde Türkiye’nin her yerinde nerdeyse hemen hemen travesti arkadaşımız yaşıyor.Bak şimdi aklıma mesela; Diyarbakır
travestileri geldi.Hakikaten ya Diyarbakarı travestiler derken bile insan şaşırıyor onlar yolda yürüyebiliyormu ki bide laf işitsinler. diyarbakır travesti
denince bi kaç tane tanıdğım arkadaş var onlarla bi kaç görüşmem olmuştu sadece geceleri araba ile çıktıklarını sölemişlerdi bana.Gerçekten üzücü ama sonuçta
bir nevi ekmek parası,yoksa Diyarbakır’da bi travestinin yaşaması çok gereksiz büyük şehirler varken.Sonuçta hala Diyarbakır insanı daha normal açık bayana
alışmamışken bir travestiye nasıl alışssın.Ee halk gözü ile baktığımız zamanda sanırsam daha mantıklı düşünebiliyoruz.Eee devam edelim şehir şehir bakıyorum başka
hangi şaehir var.Aa Bursa’yı nasıl unurutum ben ya.Çok pardon ( gülüyorum burda çaktırmayın).Bursa travestileri sizleri seviyorum,seviyorum sizleri yuppi.
Bursa travestiler mi demeyin işte güzel arkadaşlarımız,Hepsi birbirinden uçuk kaçık sahi sizler nasıl yürüyosunuz yolda ya,biz bursa çocuğuyuz her yerde
yürürüz havasıylamı takılıyorsunuz anlamadım gitti.Önemli olan insan gibi kabul görüp yürümek.Neyse bırakalım Bursada ki travesti arkadaşlarımızda başka
başka şehirlere geçelim mesela hangi şehirle devam etsem diye düşünüyorum.Aaa buldum tamam..
Şöyle biraz daha uzağa gidelim günaydoğu anadolu tarafına.Ve tabikide Adana travestileri; ee adana travestiler deyince neler aklımıza geliyor düşünüyorum
düşünüyorum adana travesti! Ahh buldum iyiler hoşlar güzeller..bu kadar kısa süreceğini bilmiyordum.
Şimdi sırada hangi il var şöyle bi bakalım ankara travestileri olabilirmi.Ohh turistin bol olduğu antalya travestiler olarak tursite hizmet son gaz devam.
Antalya travesti yoğunluğun olduğu bir şehir ne varki şehir de travestilere oldukca saygı yok..Ama yaz sezonu için böyle diyemeyiz tabikide.Ben bi kaç kere
gittim Antalya ya her gittiğimdede muhakkak bi travesti gördüm hiç belli etmiyolar desem yeridir.Antalya travestileri genellikle yolda geceleri çalışıyolar.
İnternet üzerinden çalışan pek çok travesti yok.Bu yaz gelsin tekrar bi Antalya yapmayı düşünüyorum.Neyse Antalya yı ve istanbul travestileri ni kendileri
ile başbaşa bırakıyorum bol şans diliyorum.Ve başka bir şehire geçiyorum..
Hımm birazda Karadenize gidelim mi o güzel karadaenizin güzel şehri istanbul travestileri hakkında bilgi edinelimmi.Samsun travestileri bana göre o
kadar güzel o kadar alımlı ki inanmıyorum bir tanesini yakından gördüm olay.Kendi kendime bu ne ya dedim,hey maşallah.Düşünüyorumda Samsun ne alaka,ama
makalemizin başındada söylediğim gibi artık travestiler ve travesti sevenler her yerde var.Bunun samsunu diyarbakırı vanı kalmadı.AA aklıma geldi hakkaridede
travesti varmı.Makalemi okuyan biri olursa bana mail atsın olup olmadığını bilen biri.Ay geçelim samsun travesti güzellerinee..Siz niye bu kadar güzelsiniz
söyleyin bakalımi,muhakkak bu güzelliğin bir sırrı olmalı değilmi.Bakın o güzelliği boşa harcamayın samsunluları o kadar üzmeyin güzelliğinizlee.Sizlere
hayranım bunu bilmenizi isterim..Sizede elveda dedikten sonra başka bişehre geçelim artık.
Piştt izmir travestileri hey ordamısınız,hemşehrilerim nasılsınız.Biliyomusunuz bende izmitliyim avrupa kenti Kocaeli.EE şehir avrupa kenti olunca
Kocaeli travestileri de ister istemez avrupai oluyolar.Kocaeli travesti eşittir Avrupai travesti..Ahh o şehirde travesti olmak herallde heralldeee
7dedirtityor adama..Ama son zamanlarda kocaeli travestileri arkadaşları maalesef zor günler geçiriyor,Artık emniyet ve ahlak iyice sıkıştırıyor
arkadaşlarımız nerdeyse artık hiç çalışamayacak durumdalar.İyide ahlak neden bir travesti evini basıyor,sonuçta zine artık suç değil heleki travesti
kanunu diye birşey yok.Bence bu tamamen mahalle baskısı dedikleri şey.Sanırsam izmitte travesti istemiyolar.Oysaki ne kadarda avrupai ne kadarda olgun
benim memleketimin insanları,neden böyle yapıyolar anlamıyorum.
Ve son olarak jale hanımın makalesinde derlediğim bir kısmı sizinle paylaşmak istiyorum
Saçı yüzünü örtüyordu. Makyajı birbirine karışmış, devrilmiş gibi uzanırken gittikçe artan bir öksürük nöbetiyle uyandı. Zar zor doğruldu, arkasında
ki yastığı kaldırdı, sırtını yasladı. Yanında ki konsolda, dün geceden bir şarap şişesi, yarısı dolu bir kadeh, müşteriden elli lira ve tıka basa
izmarit yığını küllüğün yanında duran sigarasına uzandı. Paket boştu, elinde buruşturup bir kenara fırlattı ve küllükten daha az içilmiş bir izmarit
bulup yaktı. Oksijen maskesine yapışır gibi çekti içine dumanı. Sigaradan iki nefes alabildi ancak, yeni bir öksürük nöbeti ve izmariti küllüğe bastı,
yataktan kalktı, banyoya yönlendi. Bir ara kaydı ve sendeledi, ayağına yapışan kullanılmış prezervatifi küfrede ede bir kenara fırlattı. “Hep beni koruyan
şeylere nankörlük ediyorum” diye hayıflanarak banyoya girdi, rutin bir şeymiş gibi klozete eğilip ağız dolusu kustu. Taharet musluğundan akan suyla ağzını
çalkaladı, kalktı. Aynada gördüğünden pek hoşnut değil gibiydi, iğrenç bir şey görmüşçesine buruşturduğu yüzünü yıkadı. Tıraş oldu.


Pis bir kupayı öylesine çalkalayıp iki koca kaşık kahve ve bir avuç şekerle doldurdu. Başını ovuştura ovuştura, buzdolabından 3 tane aspirin aldı,
kuru kuru yuttu. Perdeyi araladı, bir umut, yoktu, güneş çoktan batmıştı. Sert kahvesi kasveti üzerinden atmasına yardım ediyordu. Açar açmaz çalan telefona
memnuniyetsiz cevaplar veriyor, gazete köşelerine adresler, isimler karalıyor, bazen de telefonu küfrede ede kapatıyordu. Yavaş yavaş bilincine kavuştu.
Midesi kazınıyordu, ekmeğin arasına biraz peynir koydu, televizyon seyrederken akşam kahvaltısını yaptı. Bir saat sonrada günlük işlerine koyuldu.


Saat on gibi hazırlanmaya başladı. 3. sınıf malzemelerle aşırı gösterişli makyajını yaparken ekşimiş şarabını yudumluyordu, çoktan içmeye başlamıştı bile.
Peruğunu özenle taktı, düzeltti ve memnuniyetsizce baktı aynaya. Kendisini beğenmeyi çok önceleri bırakmış sadece mide bulantısına çareler arayan pisikotik
bir yaratığa dönüştüğünü hissediyordu. Çantasını açtı içersine bir maket bıçağı, ıslak mendil, prezervatif, aspirin, kıpkırmızı bir ruj, cep telefonlarını
ve nedense bir de ayna koydu. Çekmeceyi açtı ve eski bir fotoğrafta ki kadına hüzünlü bir bakış fırlattı. Fotoğrafı öptü ve konsolun üzerinde ki şarap
kadehine yasladı. Yatağı kaldırdı, zulasından içi hapla dolu poşeti çıkarttı. Küçük küçük haplardan birini yuttu, kanına karışmasına vakti yoktu,
“belki de en kötüsü bu” diye düşündü. Kapının önünde durdu, her zaman ki duasını okudu ve evden çıktı.


Zifirle kaplı akşamda, ıssız ama en kestirme sokaklardan, takip ediliyormuşçasına etrafını gözetleye gözetleye, hızlı hızlı adımlarla yürürken,
olabilecekleri düşünmemeye çabalıyordu. Her gün ki gibi… Ana caddeye çıktığında rahat bir nefes aldı. Burası onun mekânı, kaçış yolları ya da
öldürülemeyecek kadar kalabalık ve şefkatli taştan bir bahçeydi. Yalnız çalışıyordu. Yanında duran arabalara erotik olması gereken hareketlerle yanaşıyor
ve pazarlık yapıyor, biniyor, biraz sonra aynı noktaya bırakılıyordu. Bazı lüx arabalardan atılan küfürlerden sıyrılmak için manevralar yaparken göz ucuyla
da mavi gömlekli, kahverengi coplu dostlarının gelip gelmediğine bakıyordu. Gri, doğan marka bir otomobilde ki iki adamla anlaştı arabaya bindi. Araba sote
bir yol kenarı kuytusuna yanaştı. Adamlardan daha zayıf olanı heyecanlı hareketlerle arka koltuğa, Jale’nin yanına oturdu. Birkaç öpücük darbesi aldıktan
sonra Jale et sakızına doğru eğildi. Az sonra ağzı dolu bir halde aceleyle arabadan çıktı. Tükürdü, pet şişede ki suyuyla ağzını çalkaladı. Araba ağır ağır
haraket etmeye koyulduğunda Jale emeğinin karşılığını almamıştı daha. Adamlar para vermeden hareket ediyorlardı, kapıya tutundu parasını istedi, bağırdı,
küfretti. Araba aniden hızlandı, Jale yere yuvarlandı. Can acısıyla yerden bulduğu küçük bir kaya parçasını arkalarından fırlattı. Maalesef hayatında ilk
defa hedefine ulaşmıştı yaptığı şey, adamlar durdular ve arabadan indiler, Jale arkasını döndü ve korkuyla kaçmaya başladı. Kaçarken sırtına aldığı yumruk
darbesiyle yere kapaklandı. Tekmelerden savunurken kendini bir yandan da çantasında ki sarı maket bıçağına uzandı. Sarı en sevdiği renkti. Sağa sola
rasgele savururken, adamlardan birinin koluna vurdu, durdular. Bu sayede tekrar kurtulmayı başardığını umarak koşarken kafasında koca bir taş patladı.
Elini kafasına götürdü, bir sıcaklık ve ıslaklık hissetti karanlıkta. Gözleri karardı, midesi ters düz oldu ve sendeleyerek yere düştü. Müşteriler
öldüğünü sandıkları şeyden hızla uzaklaştılar. Yüzü gözü kan bulanmış, çalılığın bir köşesinde sabaha karşı kendine geldi. Sürüne sürüne doğruldu,
caddeye vardığında bir taksi çevirdi. Taksiciye : “İki katı ücret öderim beni evime bırak” diyerek arka koltuğa uzandı.


Evinin kapısını açıp içeri girdi, yere yığıldı, ağzından kan geliyordu ama banyoya gidecek halde değildi ki, güç bela yatak odasına girdi, annesinin
resmini koynuna alıp yatağa uzandı. İç kanaması sayesinde hiç uyanamayacağı, derin bir uykuya daldı. Ağzından akan kan yastığa bulaşıyor, odada ki
kalorifer borusunda asılı ipin gölgesinde bir şey ölü gibi, ağır ağır sallanıyordu…

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Homofobiye Karşı Yürüdüler

GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN

İzmir'de travesti ve homofobi karşıtları Onur Haftası nedeniyle yürüyüş gerçekleştirdi. Toplanan kalabalık sloganlar atıp, şarkılar söyledikten sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

İzmir'deki LGBTT bireyleri (lezbiyenler, geyler, biseksüeller, transseksüeller, travestiler ) Onur Haftası kapsamında Onur Yürüyüşü gerçekleştirdiler. Renkli görüntülere sahne olan yürüyüş boyunca sloganlar atıldı, şarkılar söylenip, dans edildi. Haklarının iyileştirilmesini talep eden eşcinseller, ötekileştirilmekten şikayetçi olduklarını ve toplum tarafından yok sayılmamak istediklerini belirttiler. Yürüyüş olaysız bir şekilde sona erdi.

travestiler hakkında

Biz de gelip geçiyoruz. travestiler Gelecek ku?aklaryn daha iyi olaca?yny ümit etmek istiyorum, gitti?im her yerde vah?i bir yeniyetme ku?a?ynyn kan dökme iktidaryna hazyrlandy?yny görmeme kar?yn. Almadovar’yn travestisi de i?te bu yüzden kan dökücü tanryya teslim olur bedenine a?yry dozda uyu?turucu zerkederek. Gerçek travesti minotaurla?tyryldy?y, yani canavar gibi görüldü?ü için kendisini hayattan ayyklarken, travesti rolü ile ünlenme pe?indeki kifayetsiz muhteris oyuncu karde?inin de dramy bu. Hayaty oyun gibi ya?ayanyn, oyunu hayatmy? gibi ya?amaya çaly?anlaryn dramy.

Kasımpatı zamanı şimdi. Bayramlar geliyor, geçiyor. Kasımpatı da öyle. Ben en çok açık mor kasımpatını severim.

Bu sabah İzmir Alsancak’ta, Robert’in travesti salonunda gözümü açtığımda bir rüya gördüğümü anımsadım. Rüyamda bir burs sınavına girmek üzere sıramı beklediğim anda farkına varıyorum ki eski ve çok sevdi?im bir öğrencim de giriyor aynı burs sınavına ama ben o kadar eminim ki kazanacağımdan,travestiler yani o bursu bana vermezlerse burs komitesi çok utanacak gibisinden bir ruh hali içersindeyim; öğrencim bekleme odasına girince utanıyorum ve kara bir perde arkasına saklanıveriyorum.

Bir suçluluk duygusunun dışa vurulma isteğinin mecazları mı gördüğüm rüyamda bilmiyorum, istanbul travestileri  ama iyi ya da kötü bir eğitime 26 yıl 9 ay hizmet ettikten sonra emekli olmuşum, emekliliğin keyfini çıkarmak (nasıl oluyorsa?) yerine gene sözcüklerle, imgelerle görüntülenmiş dünyamda debelenip duruyorum.

Almadovar’ın Kötü Eğitim’i yorgun bir dönemine gelmiş gibi. travesti ankara  Film boyunca öykü gibi anlatılan filmin kendisinin yine aynı şekilde sürmesini bekledim ve filmin sonunda bunun yayımlanamamış bir öykü olmasını diledim. Ama bir süre sonra öyküden çıktık ve birazcık dedektifçilik oynadık, birazcık da yönetmenin aşkın gerçekleşmesi ihtiyacını, bu yolda sorun ya?amak istemeyi?ini izledik.

Filmde travesti oğlan, ya da travestiler ?in kendisi bir mecaza dönüşmüştü. Toplum dışına itilen aykırı herhangi birinin yerine geçen (fil adam, kambur, frankenstein vb. gibi) istanbul travesti kendi kimli?ini yaşarken bir minotaur gibi labirenti içinde uyuşturucu ve fuhuş batağına itilmişken, kardeşi travesti istanbul antını oyuncu olmak için kullanmak istiyordu, cinsel kimli?i bu olmadığı halde. Travesti rolü sahnede bir mecaz olarak kullanıldığında iyi müşteri çeker, oyuncusuna da ödül getirebilir. Ben Almadovar’ın bu inancy da yykmak istediğini düşündüm. Hemen her filminde bir tiyatro eserine gönderme yapy?y, filmini bir piyes gibi çeki?i, bir yandan hayatın mı? gibiliğini vurgularken, aynı zamanda da sinemanın, tiyatronun da mı? gibili?ini kırmak ister gibi.

Mecazlaryn varly?ynyn, farkly anlam ya da kavramlary iletmek üzere de?i?ip dönü?erek kullanylmalarynyn nedeni de bu.

Son kitabym Vanilyaly Ydeoloji’nin de bu do?rultuda ciddiye alynmasyny umuyorum. Çünkü mecaz, ileti?imde önemli bir araç ve bilinmeyeni bir bilinen aracyly?y ile bize açyklamayy amaçlyyor. Bir tür kyyaslama ve bu mecazyn kullanym sykly?y, yineleni?i de?erli oldu?unu söylüyor. Blake bu yüzden ba?ka bir çiçe?i de?il de gülü seçmi?, hastalandyrmak için. Ölüm gelmi? cihane, hastalyk bahane. Güle yüklenen anlamlar kasympatyna yüklenseydi, dil ve mecaz tarihi boyunca, bugün belki de sevgiliye kyrmyzy kasympaty veriyor olurduk a?kymyzy ifade etsin (bizim yerimize) diye.

Çocuklarymyza kendilerini sevecek birilerini aratmayy ö?retiyoruz. Yhtiyaç duyulmaya ihtiyaç duyma ihtiyacyny ö?retiyoruz, Laing’e kulak asarsak. Sevgilerini mecazlarla ya da ba?ka dolayly yollarla iletmelerini salyk veriyoruz. Bir dostum, bu yüzden anlamyyor evinin anahtaryny bana veri?inde niye deh?ete kapylyyorum ve “beni özgürlü?üme hapsediyorsun” diye kaçyyorum onun yanyndan. Ben, kendi osuru?undan cinnetli bir herifim, anamyn tabiriyle, bana özgürlü?ümü niye tanyr ki biri, hem bundan cinlenmemin sebebi bu i?in niye ve nasyl yapyldy?y.

A?yry dozlarla ölümü kucaklamayy ye?lemeyenlerin ço?u da a?yry dozda mecazlarla yüklü yanylsamaly bir ya?amy ye?lemek zorunda kalyyorlar. Bir tek reklamda birkaç ürünün reklamynyn yapylmasy bu yüzden. Ayakkaby reklamyndaki futbolcunun gö?sünde bir havayollary ile telefon markasy ayny anda bulunabiliyor ve biz bu markalaryn imge havuzlary içinde yüzüyoruz. Anlamymyz onlarla var; köyümüzün yrma?ynda çimmeyi unuttuk, kentin imge ve mecaz deryasynda bo?uldu?umuzun ayyrdynda de?iliz.

Almadovar’yn filmi de, içindeki e?cinseller de kasympatlary gibiler; usul, kanaatkâr, alçakgönüllü. Belki de bu yüzden en iyi Avrupa filmini alacak. Ödülü Fatih Akyn’a kaptyryrsa da, ba?ka bir mecaz bulurum, Akyn’yn ödülü hak etti?ini söylemek için. Ediyor da. Hatta bence ödülü Akyn almaly. Duvara Kar?y, umutlary yad ellerde arayy?yn ö?retilmesi yüzünden do?an göç olgusunda telef olan insanlaryn evrenselle?en sorunlary, insan olmaya çabalayan yüreklerin, minotaur’laryn labirentlerinden çykma çabalarynyn, e?iktekilerin aidiyet arayy?ynyn filmidir derim. Ynsano?lunun tarihi kadar eski bir arayy?tyr ya bu, her iki filmin bulu?ma noktasydyr da.

Tolga Meriç, Caretta dergisine yazdy?y yazyda kasympatlarynyn “beyazy sadakat, kyrmyzysy sessiz istek, sarysy kar?ylyksyz sevgi, moru da kyrylmy?lyk” ifade eder diyor. Açyk mor, ya da eflatun ne peki? Biraz kyrylmy? my? Tolga Meriç, “Güzellik ve çirkinli?in bir dayatmadan, ko?ullanmadan ibaret oldu?unu anlady?ymdan beri patlaryn, kendi paylaryna dü?enle yetini?lerindeki soylulu?u net bir ?ekilde görüyorum,” da diyor Meriç. Almadovar’yn kastetti?i kötü e?itim de böyle bir dayatmaya ve ko?ullanmaya parmak basty?y için güzel.

Steinbeck’in “Krizantemler” ba?lykly öyküsündeki kadyn kocasyndan ba?ka bir erke?e arzuyu kasympatlary ile ifade eder ama gene ayny kasympatlaryndan olu?ma hücresine dönmek zorunda kalyr çünkü arzuyla yakla?ty?y erke?e yükledi?i kendi müsrif beklentileridir.

Kasympatlary gibidir ihmal edilmi? e?ik insanlary. Onlardaki güzellik, bakanyn gözündedir. Bakmayy bilen sanatçylar iyi bilir bunu. Diane Krall, son albümünde diyor ki “Love me Like a Man.” Nasyl yani? Bir erke?in sevgilisini nasyl sevmesi gerekti?i konusunda senin nasyl dü?ündü?ünü nereden bilece?im. Bu beklentinin kar?y cinse ya da hemcinse söylenmi? olmasy sonucu de?i?tirmez. Senin müsrif beklentilerin üzerine in?a etti?im ya ba?aramazsam korkumu nasyl yenece?im ben? Sonrasy bahaneler ve teselliler zinciri (rüyamda da aslynda bursu emin oldu?um halde ben de?il de ö?rencim kazanyrsa anlamyna my saklanyyorum kara perde arkasyna?)

Y?yerimdeki odamy mora boyatsam, kyrylmy?ym da bunu herkes bilsin mi istiyorum? Kadynlaryn moru erkeklerden daha çok sevmelerinin nedeni de bu mu? Yoksa, renklere, nesnelere anlam yükleme yetene?imiz oldu?u için karma?yk duygu ve dü?üncelerimizi yalyn, hatta syradan nesneler kullanarak mecazlara dönü?türme gereksinmemiz de bundan. Martin Luther’in “Kalemiz tanrydyr” deyi?i bundan. Bush da ayny teraneyle kazanmy?tyr seçimi rakipsiz oldu?unu bilerek. Mecazlar aracyly?y ile akyl hayalgücü ile oyna?yr ve metinde, tuval üstünde, beyazperdede, sahnede yeni bir ?eyleri ifade etmek için bakmayy bileni heyecanlandyryr. Yoksa kasympatlarynyn “kendi paylaryna dü?enle yetindikleri” falan yoktur. Öyle olsa, kasympatynyn bundan haberi olurdu. Böyle dü?ünmek, kar?ymdaki nesnenin benim yükledi?im anlamla var oldu?unu iddia etmek, Kötü E?itim’de de vurgulanan saplantyly a?yk olmalary, ya da hunharca reddedili?leri, ötekile?tirmeleri de getirir. Do?al bir durumu, do?al haliyle ve hali öyle oldu?u için güzel olany (sahilde suyun içinde parlayan bir ta?, kom?unun bahçesindeki bugenvil, bir muhabbet ku?u ya da kar?y kaldyrymdaki fahi?e olabilir) kendi yükledi?imiz anlamlarla onu alyp eve götürme iste?i onu sahiplenmeyi gösterdi?i kadar, yalnyzly?y da ele verir.

Ölümün hayalgücü olsaydy belki gülerdi bu halimize. Truva’da A?il de bunun için “Tanrylar bizi kyskanyyor ölümlü oldu?umuz için,” diyor ya. Kendimize, fani olu?umuza öyle a?y?yz ki kendindeli?imizi olu?turamadan, kendimizi sevemeden ya?ayyp gidiyoruz. “Kendi üstümüze edindi?imiz bilgiler” narsisist bir yapylanmaya teslim olmadan biricik oldu?umuza inanmaktan çok, biricik oldu?umuza ba?kalarynyn inanmasyna ihtiyacymyz oldu?unu gösterir. Babamla u?ra?mam ve onu öldürdü?üm öykümü hâlâ bitiremeyi?im bu yüzden. Belki bu antagonizme yükledi?im anlamy öyküle?tirip tüketirsem anlamym bitecek korkusunu ya?yyorum.

Aristo da parmak basmy? mecazdan taze bir ?eyler çykabilece?ine. ankara travestileri  Mor, hayaty da simgeleyebilir, ölümü de. Ya da turuncu, George Tooker’yn “Bekleme Odasy” adly tablosunda oldu?u gibi hem tablodaki perspektifi sa?lamakta, hem de birbiri ile sa?lykly ileti?imde bulunamayan insanlaryn hücrelerinde canly cenaze gibi ya?arken ölüme syralaryny beklediklerinin i?areti olabilir, çünkü turuncu syra bekleyenlerin hemen hepsinin üzerinde bulunan bir renk. Bu, ortak özellik onlary birbirlerine de ba?lyyor haliyle.

Bunu da yazdym ya, iyile?meye ba?lamy?ym demektir. (umarym:)

Sözcükleri unuttu?um gün, izmir travestileri bende bir tuhaflyk görürseniz ?a?yrmayyn sakyn; Polyphemus kendi ma?arasyndan çykmy?tyr, ben de Chuang Tzu ile sohbet ediyorumdur.

12 Temmuz 2013 Cuma

türkiye travestileri

Eee devam edelim şehir şehir bakıyorum başka hangi şaehir var.Aa Bursa’yı nasıl unurutum ben ya.Çok pardon ( gülüyorum burda çaktırmayın).Bursa travestileri sizleri seviyorum,seviyorum sizleri yuppi.Bursa travestiler mi demeyin işte güzel arkadaşlarımız,Hepsi birbirinden uçuk kaçık sahi sizler nasıl yürüyosunuz yolda ya,biz bursa çocuğuyuz her yerde yürürüz havasıylamı takılıyorsunuz anlamadım gitti.Önemli olan insan gibi kabul görüp yürümek.Neyse bırakalım Bursada ki travesti arkadaşlarımızda başka başka şehirlere geçelim mesela hangi şehirle devam etsem diye düşünüyorum.Aaa buldum tamam..
Şöyle biraz daha uzağa gidelim günaydoğu anadolu tarafına.Ve tabikide Adana travestileri; ee adana travestiler deyince neler aklımıza geliyor düşünüyorum düşünüyorum adana travesti! Ahh buldum iyiler hoşlar güzeller..bu kadar kısa süreceğini bilmiyordum.
Şimdi sırada hangi il var şöyle bi bakalım ankara travestileri olabilirmi.Ohh turistin bol olduğu antalya travestiler olarak tursite hizmet son gaz devam.Antalya travesti yoğunluğun olduğu bir şehir ne varki şehir de travestilere oldukca saygı yok..Ama yaz sezonu için böyle diyemeyiz tabikide.Ben bi kaç kere gittim Antalya ya her gittiğimdede muhakkak bi travesti gördüm hiç belli etmiyolar desem yeridir.Antalya travestileri genellikle yolda geceleri çalışıyolar.İnternet üzerinden çalışan pek çok travesti yok.Bu yaz gelsin tekrar bi Antalya yapmayı düşünüyorum.Neyse Antalya yı ve istanbul travestileri ni kendileri ile başbaşa bırakıyorum bol şans diliyorum.Ve başka bir şehire geçiyorum..
Hımm birazda Karadenize gidelim mi o güzel karadaenizin güzel şehri istanbul travestileri hakkında bilgi edinelimmi.Samsun travestileri bana göre o kadar güzel o kadar alımlı ki inanmıyorum bir tanesini yakından gördüm olay.Kendi kendime bu ne ya dedim,hey maşallah.Düşünüyorumda Samsun ne alaka,ama makalemizin başındada söylediğim gibi artık travestiler ve travesti sevenler her yerde var.Bunun samsunu diyarbakırı vanı kalmadı.AA aklıma geldi hakkaridede travesti varmı.Makalemi okuyan biri olursa bana mail atsın olup olmadığını bilen biri.Ay geçelim samsun travesti güzellerinee..Siz niye bu kadar güzelsiniz söyleyin bakalımi,muhakkak bu güzelliğin bir sırrı olmalı değilmi.Bakın o güzelliği boşa harcamayın samsunluları o kadar üzmeyin güzelliğinizlee.Sizlere hayranım bunu bilmenizi isterim..Sizede elveda dedikten sonra başka bişehre geçelim artık.
Piştt izmir travestileri hey ordamısınız,hemşehrilerim nasılsınız.Biliyomusunuz bende izmitliyim avrupa kenti Kocaeli.EE şehir avrupa kenti olunca Kocaeli travestileri de ister istemez avrupai oluyolar.Kocaeli travesti eşittir Avrupai travesti..Ahh o şehirde travesti olmak herallde heralldeee dedirtityor adama..Ama son zamanlarda kocaeli travestileri arkadaşları maalesef zor günler geçiriyor,Artık emniyet ve ahlak iyice sıkıştırıyor arkadaşlarımız nerdeyse artık hiç çalışamayacak durumdalar.İyide ahlak neden bir travesti evini basıyor,sonuçta zine artık suç değil heleki travesti kanunu diye birşey yok.Bence bu tamamen mahalle baskısı dedikleri şey.Sanırsam izmitte travesti istemiyolar.Oysaki ne kadarda avrupai ne kadarda olgun benim memleketimin insanları,neden böyle yapıyolar anlamıyorum.